Uzaydan Gelen Ölüm Çığlığı! İlk Kadın Astronot’un Son Sözleri Yayınlandı.


102
3 Yorum, 55 Paylaşım, 102 Beğeni

Uzay Çalışmaları!

İnsan bu dünyada yaşarken birçok amacı, hayali, planı vardır. Kimi kendisi için, kimi yakın akrabaları, arkadaşları için kimi de vatandaşı olduğu devleti için. Herkes bu dünyada iyi bir şeyler yapmak ister. Kimi bunu başarır ve öldükten yıllar sonra bile güzel duygularla anılır, kimi başaramaz ve bir süre sonra unutulur gider. Kimi de hiç yaşamamış kabul edilir. Evet evet böyleleri de var. Bir kişi düşünün ki ülkesi ve milleti için çok önemli bir gelişme uğruna kendini feda etmiş olsun ama onun çok sevdiği ve hayatını verdiği devleti onu hiç hatırlamasın. Hatta yaşayıp yaşamadığı bilinmesin ve hiçbir kayıtta yer almasın. Çok zor ve katlanılması imkansız olsa gerek. Ama böyle biri var ve hikayemizin konusu da bu.

Hikayemiz soğuk savaş yıllarında gerçekleşen uzay yarışının bir neticesi.  Uzaya çıkan ilk kadının pek bilinmeyen, yanılgılarla dolu öyküsü. Şimdi gelin bu hikayeye göz atalım.

İki Ülke Arasında Soğuk Savaş

ABD ile Sovyetler arasındaki kıyasıya yarış, soğuk savaş döneminde bir hayli hararetlenmişti. Her iki taraf da dünyadaki ilklere imza atmaya, birbirlerine üstün gelmeye çalışıyordu. Durum öyle yerlere gelmişti ki Sovyetler Birliği’nin dünyanın ilk uzay aracı Sputnik 1’i tasarlamasını kendine yediremeyen ABD, bu yarışta öne geçmek için deney üstüne deney yapıyordu.

 Yuri Gagarin

Sovyetler Birliği ise ABD’yi gerçek anlamda ezip geçmek istiyordu. Bunun için çalışmalarına gece gündüz hız kesmeden devam eden Sovyetler Birliği, ilk insanlı uzay uçuşunu gerçekleştirmek için sürekli denemeler yapıyordu. Bu çalışmaların neticesi olarak da Sovyetler Birliği, uzaya ilk insanı göndermeyi başardı. Yuri Gagarin. 12 Nisan 1961’de tarihe “uzaya giden ilk insan” olarak tarihe geçti. Ancak Sovyetler Birliği’nin bu başarısının yanında birçok başarısız deneyde vardır. Şimdi bunlardan biri olan hikayemize başlıyoruz.

Önce Başarı, Sonra Uzayda Çığlığın Sessizliği

Yuri Gagarin’in yaklaşık 1 ay önceki başarısının ardından, Sovyetler Birliği bu kez kadın bir kozmonotu uzaya göndermek ister. Bunun içinde çalışmalara başlar ve uzun eğitim ve seçim sürecinin ardından bir kadın kozmonota uzaya gönderilmek üzere karar verilir. Hikayenin bu kısmında araya girelim ve ekleyelim, bu kadın kozmonotun kim olduğu, yaşı, rütbesi, hangi tarihte uzaya gönderildiği gibi bilgiler ne yazık ki net değil. Biz bir kadın kozmonotun uzaya gönderildiğini ise 16 Mayıs 1961’ tarihinde İtalya’da amatör radyoculuk yapan Judica ve Cordiglia isimli iki kardeşin bir radyo sinyalini yakalayıp kayıt altına almasıyla biliyoruz. İki kardeş tarafından yakalanan ve kayıt altına alınan bu konuşma bir telsiz konuşması gibi görünmektedir. Seslerde Rusça konuşan bir kadın vardı. İki kardeş bu konuşmaları İtalyancaya tercüme ettiğinde bizim hikayenin kahramanı kadın kozmonotun yürek burkan dramı da ortaya çıkar.

Kadın kozmonota ait olduğu iddia edilen sesler:

Konuşma Kaydının Türkçe Tercümesi!

  • Beş. Dört. Üç. İki. Bir. Bir. İki. Üç. Dört. Beş.
  • Cevap verin. Cevap verin. Cevap verin.
  • Dinle! Dinle! Cevap verin!
  • Cevap verin. Cevap verin. Konuşun benimle!
  • Konuşun benimle! Burası sıcak! Burası sıcak!
  • Ne? 45 mi? Ne?
  • 45 mi? 50 mi?
  • Evet. Evet. Evet. Nefes alıyorum.
  • Nefes alıyorum. Oksijen.
  • Oksijen. Çok sıcak.
  • Bu tehlikeli değil mi? Hepsi…
  • Bu tehlikeli değil mi? Her şey.
  • Evet. Evet. Evet. Nasıl?
  • Ne? Benimle konuşun! Nasıl yapacağım?..
  • Gönderim? Evet… Evet… Evet…
  • Ne? Gönderim şimdi başlıyor.
  • 41. Bu taraftan                                         
  • Gönderimimiz şimdi başlıyor.
  • 41. Bu taraftan                                               
  • Gönderimimiz şimdi başlıyor.
  • 41. Evet. Burası sıcaklaşıyor.
  • Sıcak. Her yerde. Sıcak.
  • Sıcaklığı hissediyorum. Sıcaklığı hissediyorum. Sıcaklığı hissediyorum.
  • Alevleri görüyorum! Ne?
  • Alevleri görüyorum! Alevleri görüyorum!
  • Sıcaklığı hissediyorum. Sıcaklığı hissediyorum
  • 32. 32. 41. 41.
  • … … …
  • Çakılacak mıyım? Evet. Evet. Sıcak. Hissediyorum. Sıcak.
  • Atmosfere geri giriş yapıyorum. Atmosfere geri giriş yapıyorum.
  • Sizi dinliyorum. Sıcağı hissediyorum… Kayıt sonu.

Ve Ölüm!

Bu ses kaydında neler oluyordu, ses kaydında ne yaşanıyordu, daha da önemlisi bu ses kime aitti? Tüyleri ürperten ses kayıtlarında duyulan kadın sesi, bir şeylerin ters gittiğini ve ona ne yapacağı konusunda talimat verilmesini istiyordu. Kadın, cümlelerinin en sonunda atmosfere geri giriş yapacağını belirtiyordu. Eldeki tüm veriler, bu kadının sanki uzaydan atmosfere doğru yöneldiğini gösteriyordu. Ancak kayıtlarda net bir bilgi, isim ya da görevden bahsedilmiyordu. Neler olmuştu bilinmiyordu. Ancak üç gün sonra gerçeğe yakın bazı bilgiler Sovyetler Birliği tarafından kamuoyu ile paylaşıldı.

Ses kayıtlarından tam 3 gün sonra Sovyet Uzay Ajansı, kendilerine ait olan bir uydunun atmosfere girerken yanmaya başlayıp alev topu şeklinde yeryüzüne çakıldığını bildirdi. Ne var ki bu uydu bir otobüsten daha büyüktü. Sözde uydunun fırlatılış tarihi ve amacı ise hiçbir zaman açıklanmadı.

İddialara göre İtalyan iki kardeşin yakaladığı telsiz konuşmaları bu göreve aitti ve Sovyetler Birliği bazı bilgileri bilerek saklamıştı. Uzaya giden ilk kadın olma unvanına sahip talihsiz kozmonota ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarına göre bir kadın kozmonot uzaya gönderilmiş ancak beklenmeyen terslikler yaşanmış ve uzay aracı atmosfere yanarak girmiş, yeryüzüne çakılmıştı. Bugün bile bu konuyla ilgili sağlıklı bir açıklama yapılmış değil.

“Uzaya Giden İlk Kadın”

Daha sonra Sovyetler Birliği uzay çalışmalarına devam etmiş ve 12 Nisan 1961 tarihinde uzaya ilk insanı gönderdiğini resmen duyuran Sovyetler, bundan 2 yıl kadar sonra, 16 Haziran 1963 tarihinde ise uzaya giden ilk kadının varlığını doğrulamıştır. Bu kişi ise günümüzde hâlâ yaşayan 81 yaşındaki olan Valentina Tereshkova’dır. Peki neden yukarıdaki sesin sahibi olan kadının ismi değil de Tereshkova’nın adı tarihte “Uzaya Giden İlk Kadın” olarak yer edindi? Bunun sebebi çok basit. Valentina Tereshkova uzaya gidip, Dünya’ya sağ salim dönebilmişti. Ses kaydındaki kadın ise maalesef yanarak can vermişti.

Şimdi yazının en başında değindiğimiz konuya tekrar dönelim. Hayatınızı adadığınız çalışma ve ülkeniz sizi yok sayıyor, kayıtlardan siliyor, adınızı dahi anmak istemiyor. Böyle bir durumda böyle bir görevi kabul eder miydiniz? Yani sonunda unutulmak bile olmayan direk yok sayılmak olan, yaşanmamış kabul edilmek olan bir görevi ülkeniz istese dahi kabul eder miydiniz?

Bu yazımız da ilginizi çekebilir.

Diğer içeriklerimiz için tıklayınız: https://onoppi.com


Sizin Tepkiniz Nedir?

Koptum Koptum
12
Koptum
Thug Life Thug Life
21
Thug Life
Eh İşte Eh İşte
18
Eh İşte
Süpper Süpper
15
Süpper
Minnoş Minnoş
6
Minnoş
Yok Ya Yok Ya
4
Yok Ya

3 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar verme ya da görüş belirleme/oy verme
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Liste
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Açık Liste
Submit your own item and vote up for the best submission
Oylanabilir Liste
Upvote or downvote to decide the best list item
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı
%d blogcu bunu beğendi: