Uçak Kazasında İnanılmaz Olay! Hayatta kalmak İçin Arkadaşlarının Cesetlerini Yediler!


108
55 Paylaşım, 108 Beğeni

Uçak Kazasında İnanılmaz Olay! Arkadaşlarının Cesetlerini Yediler!

Bir dakika durun ve düşünün. Başka bir ülkeye gideceksiniz ve uçak biletinizi aldınız. Her şey yolunda. Uçağa bindiniz. Gökyüzü sakin, uçakta bir sorun yok. Dağlar tepeler şehirler küçücük görünüyor. Ortalama 30 bin metrede gidiyorsunuz. Dışarısı eksi 30 derecelerde. Derken bir uyarı ve daha siz ne olduğunu anlamadan uçak dalışa geçiyor ve kayalık, dağlık bir alana düşüyor. Her şey etrafa saçılıyor. Herkes can derdinde. Kimi yaralı kimi hayatını kaybetmiş. Bazıları yara almadan kurtulmuş ama şaşkınlar. Dışarısı inanılmaz soğuk. Kar tipi… İşte bahsedeceğimiz hikâye böyle bir ortamda geçmiş. Bu hikâyenin kahramanları açlıkla savaşırken bir bakmışlar ki düşen uçaktaki ölen yolcuları yiyorlar. Yıllar önce duyduğumuz yamyam hikâyeleri gibi yani. Ama bu modern bir zamanda gerçekleşiyor. Şimdi sıkı durun asıl soru geliyor. Siz bu şartlarda olsaydınız hayatta kalmak için insan eti dahası kendi arkadaşınızın etini yer miydiniz? Hemen cevap vermek yerine yazımızı bir okuyun.

Zor Hava Şartlarına Rağmen Yolculuğa Devam

Uruguay Hava Kuvvetleri Uçuş 571. 12 Ekim 1972 Cuma günü, Uruguay’ın Old Christians isimli rugby takımı And Dağları üzerinden geçen bir uçuşla Şili’nin Santiago şehrinde yapacakları karşılaşma için yola çıkmıştı. Ancak fırtınalı dağ havası yüzünden, uçak geceyi geçirmek üzere Arjantin’in Mendoza şehrindeki havalimanına indi. 13 Ekim öğleden sonra yolculuğa devam etmek üzere havalanan uçak kısa süre sonra dağlardaki bir geçidin üzerinden uçmaya başlar. Ancak hava şartları çok kötüdür ve uçak bir türlü yeterli yüksekliğe tırmanamaz. Pilotlar ve kabin görevlileri tüm zorluklara rağmen yolculuğa devam ederler.

İlk Sağ Kanat Kaybedilir

Uçak rakımı 4000 metreden yüksek dağların üzerinden geçerken hava şartları nedeniyle yeterli yüksekliğe çıkamaz ve yüksek dağların arasından uçmaya çalışır. Şili – Arjantin sınırı yakınlarında o zamanlar isimsiz olan daha sonra Gözyaşları Buzulu olarak anılacak zirveye yeterli yükseklikte giremezler ve peş peşe gelecek talihsizliklerin ilki yaşanır. Uçak Gözyaşı Buzuluna çarpar ve sağ kanadını kaybeder. Kopan sağ kanat savrularak uçağın kuyruk bölümünde büyük bir delik açılmasına ve pilotların kontrolü kaybetmesine neden olur. Artık tam bir can pazarı yaşanmaktadır. Ama olaylar bununla bitmez. Uçak bu sefer ikinci bir zirveye daha çarparak sol kanadı da kaybeder. Sarp araziye düşen uçak çakıldığı dik bir yamaçtan kayarak aşağılarda bir kar yığınına takılarak ancak durur.

Uçakta Kırk Beş Yolcu Ve Mürettebat Var

Uçakta kırk beş yolcu ve mürettebat vardır. Bu can pazarının ilk anlarında bu kırk beş kişiden on ikisi kaza esnasında ya da hemen sonra hayatını kaybeder. Kalan yaralı ya da şoktaki yolcular yardım gelmesini bekler. Ama kimse onların düştüğünden haberdar değildir. Zaten düştükleri yerde dağların arasındadır ve o dağlar kar, buz, soğuk tipiye teslim olmuştur.

Kazazedeler yardım beklerken uçağın düşmesiyle yaralananlardan beşi ertesi sabah ve biri de yaralarına yenik düşerek sekizinci gün ölür. Geride kalan 27 kişi dondurucu soğuk altında dağların yüksek rakımında hayatta kalmanın çok zor olduğu koşullarla karşı karşıya kalır ve birilerinin gelip kendilerini kurtarmasını bekler. Ama bu olmaz. Kazanın üzerinden on altı gün geçmiştir ve kazazedelerin talihsizliği bitmez. Bu sefer yüksek dağlardan kopup gelen çığın altında kalırlar ve bu sefer de 8 kişi ölür. Geriye 19 kişi kalmışlardır.

Kazadan 60 Gün Sonra

Kazanın üzerinden altmış gün geçmiştir ve kazazedeler hala düştükleri yerdedirler. Kar, fırtına, tipi, soğuk onlar için öldürücüdür. Yardım gelmemektedir. Hayatta kalmaya çalışan 19 kişiden üçü daha soğuk ve açlıktan ölmüş ve geriye 16 kişi kalmışlardır. Bu 16 kişi kazadan sağ kurtulacaktır ama nasıl? Aralarında doktor olmadığı gibi hiç bir tıbbi gereçleri yoktur ve zayıf düşen ölmektedir. Bunun için zayıf düşmemek ve mümkün olduğunca soğuktan korunmak gerekmektedir. Uçakta bulunan ve sağ kalan iki tıp öğrencisi enkaz parçalarıyla yaptıkları aletlerle ancak kırık çıkıklarla baş edebilmektedirler.

Uçağın varacağı noktaya gitmemesi üzerine üç ülkeden arama ekipleri kaybolan uçağı aramaya başlamışlardır. Ancak beyaz olan uçak, karın içinde kaldığından gökyüzünden görülememektedir. Bu şartlar altında hayata tutunmaya çalışan kazazedelerin soğukla baş edebilecek kıyafetleri ya da buzda yürüyebilecekleri ayakkabıları yoktur. Yani tam bir çaresizlik hâkimdir. Kazazedeler uçağın yalıtkan malzemelerinden kendilerine battaniye yapmışlardır ve üçer dörder kişilik gruplar halinde bu malzemelerin altında yatmaktadırlar. Kazazedeler için en önemli sıkıntı ise açlıktır. Kaza sonrası ilk günleri uçak enkazında buldukları yiyeceklerle atlatmışlardır. Bavullarda buldukları çikolata, bisküvi, kraker gibi ürünleri yemekte karı, buzu eritip içmektedirler. Ancak bütün bunlar bir yere kadardır. Ellerindekileri ne kadar az pay etseler de, stoklar kısa sürede tükenir. Karla kaplı dağlık arazide ne bir doğal bitki örtüsü vardır ne de herhangi bir hayvan yaşamaktadır. Hayatta kalabilmek için zor bir karar vermeleri gerekir ve ölen arkadaşlarının cesetlerini yemeye karar verdiler. Ölenlerin çoğu hem sınıf arkadaşları hem de yakın dostlarıdır. Bazıları başlarda çekingen davransa da hayatta kalmanın başka bir yolu olmadığını anlayarak birkaç gün içinde fikirlerini değiştirirler.

O Anları Kitabında Böyle Anlattı

Nando Parrado 2006’da yayınlanan kitabında kararı alırken ki çaresizliklerini şöyle anlatıyor: Yüksek rakımda vücudun kalori ihtiyacı astronomiktir… Açlıktan ölüyorduk ve yiyecek bulma umudumuz da kalmamıştı, ama açlığımız o kadar arttı ki yine de aramaya devam ettik… Tekrar tekrar uçağın gövdesinde kalmış kırıntıları aradık durduk. Bavulların deri kısımlarını koparıp yemeye çalıştık. Bu maddelerdeki kimyasalların bize yarardan çok zarar vereceğini bile bile… Koltuk oturaklarını saman buluruz ümidiyle parçaladık ama içinden sadece yenmesi mümkün olmayan koltuk süngeri çıktı. Tekrar tekrar aynı sonuca varıyordum kafamda: Eğer üstümüzdeki elbiseleri yemeyeceksek burada alüminyumdan, plastikten, buz ve kayadan başka hiçbir şey yoktu. Sonunda uzun tartışmalardan sonra ölen arkadaşlarımızın cesetlerini yemeye karar verdik. Ama bazılarımız buna karşı çıktı.

Sonunda öyle bir noktaya geldik ki herkes yemeye başladı. Çünkü hayatta kalmamız gerekiyordu ve yiyecek bir şey yoktu biz de açtık. Aradan birkaç gün geçince Nando bir karar verir. Gelen giden yoktur. Bu böyle devam ederse hepsi ölecektir. Nando arkadaşlarının cesetlerini yiyerek devam edemeyeceklerini düşünür.

Tekrar tekrar aynı sonuca varıyordum kafamda: Eğer üstümüzdeki elbiseleri yemeyeceksek burada alüminyumdan, plastikten, buz ve kayadan başka hiçbir şey yoktu. Sonunda uzun tartışmalardan sonra ölen arkadaşlarımızın cesetlerini yemeye karar verdik. Ama bazılarımız buna karşı çıktı. Sonunda öyle bir noktaya geldik ki herkes yemeye başladı. Çünkü hayatta kalmamız gerekiyordu ve yiyecek bir şey yoktu biz de açtık. Aradan birkaç gün geçince Nando bir karar verir. Gelen giden yoktur. Bu böyle devam ederse hepsi ölecektir. Nando arkadaşlarının cesetlerini yiyerek devam edemeyeceklerini düşünür.

Sıra Annesi ve Kız Kardeşinde

Zaten kazada annesini ve kız kardeşini kaybetmiştir ve ceset yeme sırasının elbet bir süre sonra kendi ailesine geleceğini bilmektedir. Bu yüzden daha fazla dayanamaz ve arkadaşlarına dağları aşarak bir kurtuluş yolu arayacağını söyler. Bir arkadaşı da onunla gitmeyi kabul etmiştir. Böylece dondurucu soğukta dağları aşarak 10 gün yürürler. Sonunda yaklaşık 65 km yol kat ederek yardım bulurlar. Kurtarma ekiplerine kaza yerini gösteren Nando geride kalanları da kurtarır. Kazadan tam 72 gün sonra tüm mahsur kalanlar kurtulmuştur.

İtiraflar ve Yalanlar

Kurtulduktan sonra kazazedeler, yanlarında taşıdıkları peynirleri yiyerek hayatta kalmayı başardıklarını söylerler. Yaşadıkları bütün diğer detayları sadece aileleriyle paylaşmayı planlamışlardı. Ancak Uruguay Hava Kuvvetleri Uçuş 571 kazasından sağ kurtulanların olduğu haberi uluslararası basına da sızdığından yöre gazeteci akınına uğrar. Kaza yerinde çekilen dehşet verici fotoğraflar basına sızar ve kazazedeler sansasyon yaratmak üzere hazırlanmış yazılarla kamuoyunun önüne atılır ve sağ kalanların arkadaşlarının cesetlerini yiyerek hayatta kaldıklarını yazarlar. Ancak kazada ölen kişilerin aileleri kurtulanlara olan desteklerini kamuoyuna açıklar. Tüm dünyaya, hayatta kalabilmek için yaptıklarını anladıklarını ve kabul ettiklerini bildirirler. Buna rağmen basın, olayın sadece beslenme şekline odaklanıp bir yamyamlık vakası olarak tarihe geçmesini sağlar. Kaza sonunda kurtulan 16 kişi sağ kalabilmek ve kurtulabilmek için açlıklarını kazada ölenlerin cesetlerini yiyerek gidermişler ve 72 gün boyunca bu şekilde hayata tutunmuşlardır.

Şimdi başta sorduğumuz soruya tekrar dönelim. Siz böyle bir durumla karşılaşsaydınız çözüm yolunuz ne olurdu? Daha açık sormak gerekirse siz hayatta kalmak için ölen arkadaşınızın cesedini yer miydiniz? Cevap vermeden önce iyi düşünün.


Sizin Tepkiniz Nedir?

Koptum Koptum
12
Koptum
Thug Life Thug Life
21
Thug Life
Eh İşte Eh İşte
18
Eh İşte
Süpper Süpper
15
Süpper
Minnoş Minnoş
6
Minnoş
Yok Ya Yok Ya
3
Yok Ya

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar verme ya da görüş belirleme/oy verme
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Liste
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Açık Liste
Submit your own item and vote up for the best submission
Oylanabilir Liste
Upvote or downvote to decide the best list item
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı
%d blogcu bunu beğendi: