Kayıp Şehir Machu Picchu İle İlgili 15 İnanılmaz Bilgi! Machu Picchu Seyahatine Hazır Mısınız?


117
1 Yorum, 77 Paylaşım, 117 Beğeni

Bir yer düşünün… Burası dağların arasında, ormanın içinde, el değmemiş, bünyesinde onlarca gizem bulunduran ve mimarinin eşsiz örneklerinin bulunduğu ama teknolojiden binlerce yıl uzaklıkta bir antik kent olsun. Sırrı hala çözülememiş ve yüzlerce yıl kayıp olarak kalmış ve ancak 20. Yüzyılın başında bulunabilmiş. Dünyada eşi benzeri olmayan bir yer düşünün. Var mıdır böyle bir yer? Çok düşünmenize gerek yok. Evet var; adı Machu Picchu.

Peru Andları’nın 2 bin 430 metre yükseğinde yer alan ve Inka İmparatoru Pachacutec Yupangui tarafından 1450 yılları civarında inşa ettirilen Machu Picchu kenti Eski tepe anlamına gelir. Bu gizemli şehir And platosundan başlayarak balta girmemiş Amazon ormanlarının Urubamba Nehrine kadar uzanır. Şehir tamamen taşlardan yapılmıştır. Ancak bu taşlar devasadır ve taşlar arasında herhangi bir harç ya da benzeri malzeme kullanılmamıştır. Taşlar üst üste inanılması güç bir mühendislik yeteneğiyle yerleştirilirken iki taş arasına incecik kağıdın bile girmesi imkansızdır.

Bu yapıları inşa eden İnkaların bu devasa taşları nasıl taşıdıkları ve yerlerine nasıl yerleştirdiklerinin sırrı hala çözülememiş durumdadır. Tekerleği ve yazıyı kullanmayan İnka uygarlığının Machu Picchu gibi mühendislik harikası bir kenti nasıl ve neden inşa ettiği hala gizemini korumaktadır. Kentin duvarlarında kullanılan ve ağırlığı 100 tonu bulan taşların hiçbir harç malzemesi kullanılmadan, mükemmel bir hesaplama ve işçilikle biçimlendirerek birleştirilmesi İnkaların matematik ve mühendislikte şaşırtıcı bir bilgiye sahip olduklarını göstermektedir.

Gelin şimdi bu olağanüstü şehrin ve yakın coğrafyasının inanılmaz özelliklerine bakalım.

Machu Picchu seyahat rehberi 15 öneri

UNESCO tarafından korunan ve Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan bu antik İnka kalıntılarının her yıl, neredeyse bir milyon ziyaretçisi vardır. Bu olağanüstü şehrin yağmur, sis, sivrisinekler ve kalabalıktan oluşan karanlık ve gizemli bir yüzü var.

1. Machu Picchu’da hava her an değişebilir ve size oyunlar oynayabilir!

Machu Picchu’yu ziyaret etmek için en elverişli tarih Mayıs ayıdır. Haziran’dan Eylül’e kadar, mevsim nispeten daha kuraktır ve Mayıs ayı da çok fazla yağış almamaktadır. Mayıs ayının bir diğer avantajı da, kalabalığın daha az olmasıdır. Daha kurak geçmesine rağmen, Machu Picchu’yu bu aylarda ziyaret ederseniz, ayda ortalama 2-3 gün olan yağmurlu günlerden birine denk gelebilirsiniz.

2. Bu şehirde gezerken ayağınıza tek damla çamur bulaşmaz!

Machu Picchu’da yağmura yakalanmanın pozitif yanı, bu mükemmel sistemi kendi gözlerinizle görmek olacaktır. Şiddetli bir yağış sonrası bile, çamurlu yürüyüş yollarından yürümeyeceksiniz. Tekerleği ve yazıyı kullanmayan İnka uygarlığının, bu mühendislik harikası şehri, nasıl inşa ettiğini merak edeceksiniz.

3. Amazon ormanlarında olmasına rağmen yağışın tam gün boyunca sürme olasılığı yok!

Kurak geçen sezonun, Haziran’dan Eylül ayına kadar sürdüğünü tekrar hatırlatalım. Eğer bu tarihlerde ziyarete gittiyseniz ve yalnızca bir gününüz varsa, birkaç saat yağmurun dinmesini ve gri bulutların dağılmasını beklemenizi öneriyoruz.

4. Sis size büyük bir şok yaşatabilir!

Machu Picchu yüksek and dağlarının ve amazon ormanlarının arasındadır. Dolayısıyla bura da her an her dakika sis olabilir. Sis ama öyle böyle değil, göz gözü görmeyen yoğunlukta bir sis. Machu Picchu’daysanız bunu yaşama olasılığınız bir hayli yüksek. Bu da bu antik kenti ve çevresinin muhteşem güzelliğini göremeyebilirsiniz anlamına geliyor. Ama o sisin bile müthiş bir büyüsü var.

5. Nemden sırılsıklam olabilirsiniz

Ortalama 2400 metre yükseklikte bulunan bu antik şehri, bir yağmur ormanının ortasında düşünmek daha doğru olacaktır. Birçok fotoğrafta, yüksek dağların arkasındaki yoğun bulut kümelerini, siz de görmüşsünüzdür. Şehrin etrafında birçok orkide, sinekkuşu ve maymun görebileceğinizi eklemeden geçmeyelim. Burayı gezerken nem size hayatı zehir edebilir.

6. Hayatınızın fotoğrafını çekebilirsiniz!

Büyüleyici bir yer. Tek kelimeyle büyüleyici. Kameranızı ya da fotoğraf makinenizi her hangi bir yere çevirin ve deklanşöre basın. Bu kadar. Size muhteşem ötesi bir kare verecektir.

7. Gün doğumu fotoğrafı zor!

Şehir, üç günde ortalama iki gün, sabahları yoğun bir sisle sarmalanmış olacak. Güneş bir dağın arkasında yükseldiği için; mevsime bağlı olarak, ortalama saat sabah 10 gibi, günün ilk ışıkları, ancak şehre ulaşabilecek. Yani gün doğumu fotoğrafını unutun.

8. Her yer dağ, her yer uçurum!

İspanyollar, son direniş izlerini bulmak amacıyla, Peru’yu yoğun bir şekilde tararken, bu şehrin 1911 yılında keşfedilmesinin bir nedeni var. Machu Picchu, çok dik bir dağın tepesinde kurulmuş olduğu için adeta kartal yuvasını andıran bir şehir. Buraya ulaşmak için yapacağınız otobüs yolculuğu da, daha sonra yapacağınız yürüyüş de, büyük bir macera olacak şüphesiz.

9. Ayağınızın kaymamasına dikkat edin!

Huayna Picchu ya da Wayna Pikchu, Machu Picchu’nun arkasında bulunan bir dağ zirvesi. Eğer vertigo gibi bir hastalıktan muzdaripseniz ya da tırmanış konusunda endişeleriniz varsa, Machu Picchu’nun bu kısmını es geçmenizi öneriyoruz. Her şeye rağmen, bu tırmanışı yapmak istiyorsanız, dünyayı gezmenin her zaman birtakım riskler barındıracağını unutmayın ve cesaretinizi kaybetmeyin. Zirveye ulaştığınızda mükemmel bir manzara sizi bekliyor olacak. Tabi ayağınız kaymamışsa!

10. Sis, Sis, Sis!

Eğer Güneş Kapısı’ndan güneşin doğuşunu izlemekle ilgili araştırmalar yapıyor ve hayaller kuruyorsanız, sabahın ilk ışıklarını bekleyen bir kalabalıkla karşılaşacağınızı unutmayın. Sabahın 4’ünde kalkıp güneşin doğuş anını yakalamak için yola çıksanız bile, çoğu sabah, sizi sis içinde kaybolmuş bir manzara bekleyecek.

11. Çoook Kalabalık!

Machu Picchu biletleri, sınırlı sayıda. Bir süre öncesine kadar, 2500 insanın ziyaret edebileceği bir limit belirlenmişken, bu limit kalabalık sezonlarda 4000 insanın ziyaret edebileceği sınıra yükseldi.
Bu kalabalığın neden olduğu olumsuzluklardan biri; yürüyüş yollarının ve merdivenlerin çok dar olması nedeniyle iki insanın yan yana yürüyebileceği kadar alanın olmaması. Durup fotoğraf çekmek isteyen birçok insanın olacağını sizler de tahmin ediyorsunuzdur. Özellikle öğle vakitlerinde, bu büyülü antik şehrin fazlasıyla kalabalık olacağını ve yalnız olmayacağınızı unutmayın.

12. Öğleden sonra gidin!

Sabahları, güneşin doğuşu gecikmeli yaşandığı için, öğleden sonra geç bir vakitte gitmenizi öneriyoruz. Özellikle öğleden sonra saat 3 ve sonrası, kalabalığın daha az olduğu ve ışığın fotoğraf çekmek için daha uygun olduğu vakitler. Ayrıca yağmur yağma olasılığı, sabaha kıyasla daha düşük.

13. Sivrisinekler her yerde!

Nem oldukça yüksek, yağışlar bol ve şehir bir yağmur ormanının ortasında. Sivrisinekler için mükemmel koşullara sahip olan Machu Picchu’ya giderken, yanınızda sivrisinek kovucu olması şart. Özellikle İnka Yolu’ndan gitme ya da daha önce bahsettiğimiz Wayna Pikchu’ya tırmanma planınız varsa, yanınıza alacaklarınızın listesine kesinlikle sivrisinek kovucuyu eklemenizi öneriyoruz.

14. Otel, pansiyon aramayın!

Machu Picchu’ya en yakın yerleşim yeri, yaklaşık 400 metre aşağıda bulunan, Aguas Calientes isminde bir yerleşim bölgesi. Çok sayıda insanın konakladığı ve yemek yediği bu yerin, pek de şirin bir yer olmaması, sanıyoruz gayet normal bir durum. Ancak yine de bir olumlu yanı var. Her adımının kalabalıktan geçilmeyeceğini bilerek gitmeniz gereken bu küçük yerleşim yerinde, her bütçeye uygun konaklama imkanı mevcut.

15. Büyüleyici bir antik kent!

Harcayacağınız her bir dolar ve katlandığınız tüm olumsuzluklar, Machu Picchu’yu görmek için kesinlikle değecektir. Yalnızca bir günlük gezi planınız varsa, bunu en az üç güne çıkarmanızı öneriyoruz çünkü şehir güzelliğini, yağmur ve sisle sizden saklayabilir. Hem öyle olsa bile unutmayın tonlarca ağırlığındaki devasa taşlarla inşa edilen bu kentin mimari gizemi hala çözülemedi.

Bu arada unutmadan ekleyelim, Machu Picchu’yu inşa edenler buranın bulunmaması için kale ya da sur gibi klasik savunma yöntemleri uygulamamışlar. Bunun yerine iç içe geçen ve her birinin ucu başka bir dağın başka bir uçurumuna çıkan labirentler inşa etmişler. Bu labirentlerden sadece birinin çıkışı bu gizemli kente çıkıyor. Diğerleri sizi uçuruma götürüyor. 1911’li yıllara kadar bulunamamasının sebeplerinden biri de bu olsa gerek. Ama her şeye rağmen ne yapın edin gidin ve görün. Değecektir.


Sizin Tepkiniz Nedir?

Koptum Koptum
21
Koptum
Thug Life Thug Life
30
Thug Life
Eh İşte Eh İşte
27
Eh İşte
Süpper Süpper
24
Süpper
Minnoş Minnoş
15
Minnoş
Yok Ya Yok Ya
12
Yok Ya

Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar verme ya da görüş belirleme/oy verme
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Liste
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Açık Liste
Submit your own item and vote up for the best submission
Oylanabilir Liste
Upvote or downvote to decide the best list item
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı
%d blogcu bunu beğendi: